İnsan olarak devamlı bir değişim dönüşüm hali içerisindeyiz. Bu kimi zaman biz farkında olmadan hayatın akışının bir sonucu olarak gerçekleşir. Ya kendimize inancımız yoktur ya da hayat gerçekten o kadar yoğun geçer ki kendimize odaklanmayı unutur çevremizde inşa ettiğimiz yaşama odaklanırız. Bazıları ise hayatın akışından bağımsız bunu yavaş yavaş yaşamaya çalışır, gözlemler yapmaya, neyin doğru neyin yanlış olduğu üzerine kafa yormaya çalışır. Hayat devam ediyordur evet ama her şey bir perspektiftir ve senin önüne sunulan yaşamı nasıl yaşadığın senin pencerenden nereye baktığınla ilgilidir. Bu hayatı durdurup bakmak hemen hemen her zaman iyileşme ve bir şeyleri olumlu anlamda değiştirmenin ilk adımı olsa bile çok büyük yanılsamaların da anahtarı olabilir. Orası sessizdir çünkü, pek kimseler yoktur, kendi kendine kalmışsındır. Senin dışarıda inşa ettiğin ve maruz kaldığın benlik ve içeride seninle tanışmayı bekleyen benliğin. Onu nasıl algıladığın çok önemli bir problemdir. Eğer yeterince iyi cevaplanamazsa yanlış bir temel üzerine inanılmaz yanlış yapılar inşa edilebilir. Özellikle travmatik durumlar bu yanlış yapıları sık sık tetikler. Ne kadar ana tema bu olmasa da bu konu hakkında biraz daha konuşup asıl temaya girmek istiyorum.

Travma ve Hayat görüşü inşası

Gündelik hayattaki ortalama bir insan kayıp, hayal kırıklığı, ayrılık vs. yoğun duygular yaşamadığı ya da yoğun inançlara sahip olmadığı sürece genelde hayatın akışına kapılıp gider. Bu doğal olandır, devamlı bir şeyleri görmeye çalışmak anlamaya çalışmak hele de ortada rahatsız edici bir sorun yokken saçmadır. Ancak travma gibi anlar akan hayatta sanki 20 yllık durgunluk halinin bırakacağı gibi bir etki bırakır ve bunun fark edilmesi kimi zaman on yıllar alır. Bunun da gerçekleşme yolu bir duygunun kirletilmesi ya da köreltilmesidir. Sevgi, nefret, korku vs. Bu duyguların işleyişi bozulur ve bu genel bir sistem arızası ile sonuçlanır genelde. Çocukluk döneminde yaşanan travmalarda bu kişinin yanlış bir temel üzerine bir kişilik inşaa etmesi ile sonuçlanır. bu yapı yanlış ve eksik bir temel üzerine kurulduğu için sık sık sallantılar yaşar. Ancak sağlam bir depresyona kadar genelde en üstten birkaç kat yıkılıp bina yeniden inşa edilir. Yık yeniden yap yık yeniden yap.


TAMAMLANACAK**